inci sozluk

<bkz: açmayın beyler dedeler>

ayazizm

#2177992

saygı duyarım. klavyesine sağlık.

seri eksi oy veren ibne

çok uzun zaman sonra, anıları yad etmek adına girdiğim sözlükte, muhtemelen yeni yazarlardan birisinin gazabına uğradığımı düşünerek, şu an arkamdan koşan bir arkadaştır kendisi. selam eder, gözlerinden öperim.

thelifeisnothing

iki yıl aradan sonra, bugün sadece neler olup bittiğini görmek için girmiştir, bir iki cümle dökülmüştür klavyesinden, bunları da paylaşmıştır.

güzel bir oluşumdun sevgili lafmacun, hala da öylesin.

sevgili olmak

rol biçme metodudur. sevgili olmak, iki kişinin birbirini sevdiği anlamına gelmeyecektir.

arkadaşken yapılan seviyeli muhabbetlerin artık yapılmama lüksü, arkadaş iken birbirine dokunmaması gerekenlerin, dokunmakta sınır tanımadığı, bir telefonuna cevap verememe, müsait olamama lükslerinin, sevgiliyken ortadan kalkması, kalbini kırma, hakaret etme, incitme, hesap sorma lüksü yokken bireylerin, bu rolle her hakka sahip olmaları biçimidir.

kıscası sevgili olmak, insanın kendine yakışmayanı giymesidir çoğu zaman.

dipnot: çoğu zaman gibi bir ifade kullanıldı. alınganlık yapmayalım. bu entey'den buna karşı olduğum, hadi lay lay lom yaşayalım sonucu çıkmasın.

bazen insanlara verdiğimiz sıfatların değerini bildiğimiz kadar, o insanların değerini bilemiyoruz. söz konusu entry'nin ana fikri budur.

eski sevgiliyle tekrar baslamak

çok ağladın diye sevdiğin o filmi, yine yeni baştan izlemek gibidir.

eski sevgilinin kokusu

ne kadar sevilirse sevilsin, bir süre sonra kendisi gibi kokusuda eskiyecek kişidir eski sevgili. etrafınıza baktığınızda eski sevgilinize ait ne kalmıştır ki, somut değerler bile yok olmuşken günden güne, soyut olan kokunun hiç gitmemesi istenir elbet, normaldir. lâkin, o kokuda yeni bir kokuyla beraber tarihe karışacaktır. çaresi yok, ejderha olsan kâr etmez.

bir de işin şöyle bir boyutu var, genellikle yeni ve tazecik bir ayrılık sonrası iç burkar bu durum ve muhtemelen bu şekilde bir tat bırakır damağınızda. geçecektir, müsterih olun.

bizler çiğ süt emmiş yaratıklarız. eskiyen bütün sevgililerinizi kokusuyla anacak kaliteli bireyler olmamız dileğiyle..

ne demiştik vakti zamanında;

ey gözleri en ufuk bir deniz mavisi, rengi hep capcanlı kalacak nadide tablomun, en unutlmaz derinliği, sevginle var olan bu bünye, seni hep kokunla hatırlayacak ve kokunla unutacaktır.

sen ne güzeldin be..

serge gainsbourg

okan bayülgenin okan bayülgen olmasının sebebidir. zira okan bayülgen denen arkadaşın taklit ettiği kişidir kendisi. hani sanmayın okan'ın bir marifeti var, marifet cahil bir toplumun böyle adamları tanımama gerçeğini fırsat bilip, ünlüleşme tribi.

sözün kısası okan efendi, anladık biz seni, hadi yavrucum, hadi.

6 mayis 2009 chelsea barcelona maci

bu kendini beğenmiş ingilizlere kapak olmuş maçtır. takım nasıl olur, profesyonel bir takım nasıl top oynar yine göstermiştir barca.

buradan kendini her fırsatta yere atan chelseali topçulara sesleniyorum, kapak oldu hacı kalk artık.

kırmızı kart bile yemesine rağmen, barca her yerde barcadır dostlar..

o gol olunca, fener atmış kadar sevindim ya bağırıp çağırıp, bende ispanyol sevdası var anladım..

sevgili tuvaletten ciktiginda beraberinde gelen bok kokusu

tuvaletten ciktiginda beraberinde gelen bok kokusuna bir anlam yüklemek gereksizdir. zira babanda çıksa aynı, kardeşinde, x'de, y'de...

ampulle kararan tek ulke

<bkz: türkiye>

allah a inanci olan birinden zarar gelmez

<bkz: ütopya>

et dovecegi

#1292274

yarıldığı fıkraya baktım da, hakikaten yarıldım. şaka mısın sen dostum?

sozluk yazarlarinin tutkulari

<bkz: kadın>

1afmacun yenir mi

çok zeki. hatta o kadar zeki ki, bir başkasının zeka seviyesini tartabilecek kadar zeki, sen anla yani. bakıyorum yazdıklarına da, zekasının pırıltısına dair inanabileceğim en ufak bir kıvılcım göremiyorum. diğer yazar arkadaşlara bakıyorum, yanlız olmadığımı anlıyorum. yani olmayan bir şeyi görme çabamın boşa olduğunu öğreniyorum. dünyanın üzülesi ve sevinilesi tarih olaylarına, ekonomiye, sanata ve daha doğrusu ülkenin zeki insanlarının beynini yorduğu bir takım olgulara dair en ufak bir fikrini, entryisini ve bizi aydınlatacak yazılarını göremiyorum. nerede gereksiz bir saçmalık, gereksiz bir espri ve geyik ortamı varsa, orada görüyorum çoğu zaman. görmezlikten geliyorum. görülecek kadar kayda değer bulmuyorum, bulsam da anında kaybediyorum. algı seviyesi, kişisel gelişim, düşünce gücü, seçim özgürlüğü, demokrasi, tiyatro, sanat, siyaset, müzik, şiir, roman vs. bunlar bu şahsa uzak tercihler. şimdi gel de, adam yerine koy, yazdıklarını önemse ve zeki olduğuna, olmasa bile ufak tefek kırıntılar barındığına inan.

nik altı laf sokma eylemlerinden aldığı zevkleri, başka kayda değer konularda da alsa, keyifle okunabilir aslında. ama hani, ağustosta kar yağması kadar uzak bir ihtimal gibi geliyor bana. kimbilir, belki, bir gün..

yaslaninca sahil kasabasina yerlesip chp secmeni yetistirmek

konyada götü açık, beyni sulanmış, şuursuz seçmen yetiştirmek en kolayı. zira suya gerek yok, kömür bile versen köküne, yetişir.

akp ye oy veren herkesin gerizekali olmasi

<bkz: acımasız gerçekler>

yaslaninca sahil kasabasina yerlesip chp secmeni yetistirmek

konya'da koyun yetiştirmekten çok daha iyidir. tavsiye edilir, belki o zaman bir baltaya sap olunabilir.

akp karsitlarinda her secim sonrasi gorulen hastaliklar

bir ülkenin ne kadar gerizekalı olabildiğine duyulan kalıtsal üzüntü.

kadinlar hakkinda entry giren asosyal yazarlar

kadinlar hakkinda entry giren asosyal yazarlar, belki verecek ümidi taşır, gerisi almak istediğini alır, bazıları da babayı alır.